Gelecekte işe almada tek ölçü olacak: IQ kriteri.
İçinde nano, IQ, organik, servis, turizm gibi kelimelerin geçtiği meslekler geleceğin meslekleri olacak. Geleceği tasarlama ve bugünün geliş-melerini o geleceğe göre yönlendirme amacıyla yola çıkan Fütüristler Derneği’nin düzenlediği “Geleceğin Meslekleri&İş Modelleri” konulu Futu-re Talks’un (Gelecek sohbetleri) ilk çarşamba akşamı Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlendi.
Sektörlerin gelecek öngörüleri ve kriz sonrasında oluşması beklenen yeni düzenin tartışıldığı toplantıda konuşan Brightwell Holdings BV Yönetim Kurulu Başkanı Alphan Manas, gelecekte Türkiye’de güvenlik eğitim ve sağlık alanlarında büyük gelişmeler olacağını söyledi.
İşe almada IQ kriteri
Geleceğin bu alanlarda şekillendiğini belirten Manas, “Coğrafi ve gelişmişlik anlamında meslekler çok değişiklik arz ediyor. Belki şu anda değil ama yaşlanan Türkiye’de evde bakım hemşireliği hizmetleri Türkiye içinde çok önem kazanacak. Sağlık alanında estetik cerrahiye ilgi giderek artacak, fiyatlan ucuzlayacak. Alışveriş merkezleri yerine sağlıklı yaşam merkezleri kurulabilecek” dedi.
İşe alımlarda ve işgücü piyasasında da büyük değişimlerin olacağını belirten Manas, “İleride IQ’ye göre işe alımlar başlayacak. Girişimcilerin ulaşabileceği IQ’nün sınırı 150 civandır. 150′nün üzerindekiler ise Ar-Ge mühendisidir. Bu insanlar söz dinlemezler. Karşı gelme bozukluğu çok yüksektir. Gelecekte akıllı insanları yönetmek öne çıkacak. Bu insanlar IQ’lerine göre sınıflandırılacaklar” dedi. Servis sektörünün kişiselleşeceğini ve kişisel markalaşmanın ön plana çıkacağını belirten Manas, servis sektörünün büyük ölçüde gelişeceğini belirtti. Organik gıda konusu önem kazanacağını da belirten Manas, gıda mühendisliği, organik tarlalarının yönetimi, Nano teknoloji ile yakından ilgili mesleklerin ön plana çıkacağını söyledi. Unilever Türkiye Başkan Yardımcısı Cem Tank Yüksel de “Oynadığımız oyunun adı değişim. Değişimi şekillendirmek zorundasınız. Çünkü adapte olmaya çalışırsanız sizi ezip geçer. Bunun için de kendinizi gelişime odaklamalısınız” dedi.
Türkiye’de renk körlüğüne çözümde Türk doktor Ahmet Girgin büyük bir ilke imza attı. Renk körlüğüne yerli çözüm üreten Doktor Girgin’in çalışması geçtiğimiz günlerde katıldığı Amerika-Asya-Pasifik Birleştirilmiş Kongresi’nde büyük ilgi gördü.
Çalışması sınarında hiç bir klinik ve bakanlıktan yardım görmediğini vurgulayan Doktor Girgin,
“Bazı meslektaşlarım bu lenslerin -daha denemeden- işe yaramayacağını bile söylemişler. Bunun üzerine çalışmamı önce 40. Türk Oftalmoloji Kongresinde, daha sonra 2008 Dünya Oftalmoloji Kongresinde tebliğ olarak sundum. Geçen sene Hong Kong’daki Dünya Oftalmoloji Kongresinde tebliğ dikkat çekince, bu sene Amerika-Asya-Pasifik Birleştirilmiş Kongresine sempozyum katılımcısı olarak davet edildim ve buradaki konuşmam da günün en önemli 8 sunumu arasına girerek internette yayınlandı” açıklamasını yaptı.
Girgin, çalışmalarıyla ilgili şöyle konuştu: “Aslında bu lenslerin hikâyesi 1997 senesine kadar uzanır. O tarihte bulunan ve daha sonra Kromajen lensler olarak adlandırılan lensleri Türkiye’ye sokmak için Ankaralı bir firma çok uğraşmıştı. Nedendir bilinmez izin alamayınca, ben de bu lensleri Türkiye’de yapamaz mıyız diye düşünerek, Galatasaray Lisesi’nden bir arkadaşım ile çalışmaya başladık. Arkadaşım rahmetli Muhlis Başay Kesin Kontakt Lens firmasının sahibi idi ve birkaç ay uğraşarak Türkiye’de ilk defa bu lensleri imal ettik ve uygulamaya başladım. İstatistiksel çalışmaları da değerli Meslektaşım Dr. Hilmi Or yaptı.”
Doktor Girgin, lenslerin işleyişini ise şöyle anlattı: “Normal insan doğadaki 10.000 renk tonunu fark edebilir. Hâlbuki kısmi renk körlüğü olanlar ancak 2.000 civarında tonu ayırabilirler. İşte bu kişilere lensler uygulanınca ayırt ettikleri ton sayısı 6.000′e kadar çıkmakta. Tabi bu rakam normal insanlara göre yine de az. Ama renk körlerine için 3 misli fazla renk ayırt etmelerine imkan sağlamakta ve bu da onlar için çok, ama çok önemli. Hatta bazı hastalarım lensler uygulandıktan sonra arabaların kırmızı stop lambalarını fark ederek ‘Aa, bakın arabanın arkası yanıyor’ gibi yorumlarda bulunmakta. Çünkü o zamana kadar kırmızı tonunu hiç görmemişler. Doğal olarak lensler çıkartıldığı zaman kişi eski haline dönmekte yani renk körü olmakta. Renk körlüğü cinsiyete bağlı geçtiği için kadınlarda çok nadir görülür. Fakat erkeklerde bu oran %8′e kadar çıkmakta. En sık rastlanan kırmızı, yeşil renk körlüğüdür. Mavi renk körlüğü çok daha nadir görülmekte. Doğal olarak kişi tümüyle renk körü ise, lenslerden hiçbir fayda görmeyecek. Çünkü tabiattaki renkleri yalnız grinin tonları olarak fark etmektedirler.”
“Kromajen lenslerin başarısı %97 iken, bizim lenslerimizin başarısı %89′a ulaşabilmiştir” diyen Doktor Girgin, bunun hastalar için çok büyük bir kazanç olduğunu ifade etti.
Bir Rus bilim adamı, 101 yıl önce bir UFO’nun dünyayı kurtarmak için Sibirya üzerinde dev bir meteora çarparak kendini bile bile feda ettiğini ileri sürdü.
Tunguska Uzay Fenomeni Vakfının Başkanı Dr Yuri Labvin, Macedonian International News Agency’ye yaptığı açıklamada, 30 Haziran 1908′de Sibirya üzerinde dev bir meteorun dünyaya çarpışını engellemek için kendini feda ettiği iddiasında bulunarak, 101 yıl önce Tunguska’da 200 kilometrekarelik alanda 80 milyon ağacın kül olmasına yol açan 15 megatonluk dev patlamanın sebebinin bu olduğunu savundu.
Dönemin görgü tanıkları, çok parlak bir ışık ve dev bir şok dalgasından söz ederken, dev patlamanın ardından bölgede ölen veya yaralanan olmamıştı. Birçok bilim adamı, bu olaya yüzeyin birkaç kilometre üzerinde bir göktaşının patlamasının yol açtığını düşünüyor.
Ancak Dr Labvin, bölgede bulunan garip işaretli kuvarz kristal dilimlerinin, dev göktaşına çarptıktan sora yere çakılan bir UFO’nun kontrol paneli olduğunu iddia ediyor.
“Kristali böyle işleyecek teknolojimiz yok” diyen Labvin, ayrıca bölgede demir silikat bulduklarını ve bunun uzay dışında hiçbir yerde bulunmadığını söyledi.

Microsoft, önümüzdeki yıl piyasaya süreceği yeni işletim sistemi Windows 7′yi kullanabilecek en güçlü “Netbook” tanımını Intel ile birlikte yaptı.
Microsoft, Intel’in Atom işlemcisini piyasaya sürmesiyle birlikte hareketlenen netbook pazarında kullanılabilecek Windows 7′nin netbooklarda kullanılacak sürümü ile ilgili donanım sınırlamasını açıkladı.
İki firmanın birlikte aldıkları karara göre Atom ZXX işlemcisini kullanan 10.2 inç büyüklükteki ekrana kadar olan bilgisayarlar, netbook kategorisi dahilinde değerlendirilecek, daha büyük ekranlı bilgisayarlar ise üreticilere satılacak başka bir lisans ile dağıtılabilecek.
Firmaların ortak kararına göre, bir bilgisayarın netbook lisanslı işletim sistemi kullanabilmesi için, 1GB RAM, 15W enerji tüketimli maksimum 2GHz hızda işlemci (Intel Atom, VIA Nano vb.), 250GB sabit disk veya 64GB SSD sürücüden daha gelişmiş özelliklere sahip olmaması gerekiyor.
Bu özellikleri sağlamayan mini dizüstü bilgisayarların, netbooklar için özel olarak optimize edilmiş Windows 7 sürümü yerine, Windows 7 Home Edition veya daha üstü bir işletim sistemi ile birlikte satılması gerekecek.
Microsoft’un netbooklar için geliştirdiği Windows 7 sürümünün piyasaya Windows 7 Starter Edition adıyla çıkması bekleniyor. Bu işletim sistemi, hem diğer Windows 7 lisanslarından daha ucuza satılacak, hem de sistem kaynakları yönetimi bakımından diğer işletim sistemlerinden daha yüksek başarıma sahip olacak. Kullanıcılar bu sayede, netbooklarından hak ettikleri performansı alabilecekler.

Dünyada bir çığ gibi büyüyen 140 karakterlik sosyal ağ sitesi Twitter, kendi televizyon dizisi için kolları sıvadı.
Kullanıcılarına 140 karakterden uzun olmamak koşuluyla o an ne yaşadığını, düşündüğünü veya herhangi bir mesajını paylaşma, kendini ifade etme imkanı tanıyan son dönemin yükselen trendi Twitter, kendi TV dizisini hazırlamak üzere yapım firmalarıyla konuşmaya başladı.
Twitter’ın kurucularından Biz Stone’un yaptığı açıklamaya göre, Twitter, Los Angeles merkezli Reveille Productions ve Brillstein Entertainment Partners ile görüşülüyor.
Formatı konusunda henüz bir açıklama yapılmayan dizinin senaryosu olmayan, içinde geçen diyalogların tamamının Twitter üzerindeki 140 karakterlik durum mesajlarından oluşacağı belirtildi.
Yapımcıların Twitter ile televizyon ekranı arasında bir köprü kurulmasına olanak sağlamak istedikleri projede sade vatandaşlar ile dünyaca ünlü kişilerin aynı senaryoda var olması planlanıyor.
Twitter’ın projesini hayata geçirmek amacıyla görüştüğü yapımcılardan Reveille, “The Office” (NBC), “Ugly Betty” (ABC) ve “The Tudors” (Showtime), gibi dizilerle birlikte “The Biggest Loser” (NBC) ve “American Gladiators” (NBC) gibi reality-show tarzı yapımlarıyla tanınıyor.
Brillstein Entertainment şirketi ise “Real Time with Bill Maher” (HBO), “The Sopranos” (HBO), “According to Jim” (ABC) ve “NewsRadio” (NBC) dizilerinin yapımcısı.